Egitim - GunceL NeT - Blogcu
Home Contact

GünceL NeT

Hayatınızı GünceL NeT'le Güncelleştirin !!!

GünceL NeT


E-posta aboneliği

YENİLİKLERDEN HABERDAR OL

HaberleR

Dost Bloglar

BAĞLANTILAR

  • Klavye Dostluğu Harun Çelik'in Facebook profili ------------------------------------------------
    ------------------------------------------------ ------------------------------------------------ RSS
  • Ders Çalışmanın ve Öğrenmenin Kolay Bir Yolu Var mı!

    Mart 29, 2008 | Kategori:Egitim

    Ders Çalışmanın ve Öğrenmenin Kolay Bir Yolu Var mı!

    Saatlerce çalışma masanızdan kalkmadan sınava hazırlanıyorsunuz ya da ödevi yetiştirmeye çalışıyorsunuz. En yakın arkadaşınızsa son akşamını film seyrederek geçiriyor ve başarılı oluyor.-İnanılır gibi değil!
    Siz de başarabilirsiniz.
    Sorun; çalışmanın ve öğrenmenin yollarını bilmemenizden kaynaklanabilir. Ele aldığımız "Çalışmanın ve öğrenmenin yolları" , sizlerin bilinçli çalışmanızı yardımcı olacak .
    Ele alınmasını istediğiniz benzer konularla ilgili olarak bize ulaşın.



    VERİMLİ ÇALIŞMA VE ÖĞRENME YOLLARI

    Uzman Psikolog Şule ÇELİK


    Olumlu ve yeterli ortama sahip olmalarına rağmen, bazı öğrencilerin başarısız olmalarının nedeni; verimli çalışma ve öğrenme yollarını bilmemeleridir. Verimli çalışma ve öğrenme yollarını bilmek her öğrenci için ihtiyaçtır.

     

    Öğrenme Nedir

    Öğrenmenin sınırı yoktur, yaşam boyu devam eder.

    Öğrenme davranışların değişmesidir. Bilmediğimiz bir bilgiyi bilir hale gelmemiz, yapamadığımız bir etkinliği uygula duruma gelmemiz bir öğrenmedir. En yalın tanımla öğrenme, bilebilme, yapabilmedir. Öğrenmenin sınırı yoktur, yaşam boyu devam eder. İnsanoğlu her şeyi bilmek doğaya hakim olmak ister. Bugünkü uygarlığı da insanın öğrenme merakı yaratmıştır.

    İnsanın bilinçli bir varlık olarak neyi, niçin ve nasıl yapacağını bilmek hem hakkı hem de insan olma sorumluluğunun gereğidir. Öğrenme işinin zaman, amaç, merak ve irade ile yakın ilgisi vardır. İrade ve zamanın nasıl kullanılacağını bilmek, öğrenme yollarını bilmektir. Orta öğretim programlarına alınan ders konuları planlı çalışma alışkanlığını edinen öğrencilerin başarabilecekleri düzeydedir.

    Öğrenme İlkeleri

    1. Öğrenme bir amaca yönelik olmalıdır. Amaçsız öğrenme olamaz. Amaçlı çalışma aynı zamanda öğrenmeye karşı bireyde istek uyandırır.
    2. Öğrenme tecrübeye dayanmalıdır. Tecrübe ile öğrenilen bilgiler öğrencinin benliğini sarar ve aynı zamanda manevi bir haz duygusu oluşturur. Öğrencinin kendine güvenini arttırır.
    3. Öğrenme isteğe bağlı olmalıdır. Bu istek de öğrenilecek konunun ana hatlarının önceden kavranmış olması ile yakından ilgilidir.

    Planlı Çalışınız

    Başarılı olmak için planlı çalışmak gerekmektedir. Planlı çalışmak bir işi parçalara bölüştürmek sonunda da zamanlara paylaştırılan işi gerçekleştirmektir. Plan sizi belli zamanlarda belli işleri bitirmeye zorlayacaktır ve bu plan doğrultusunda çalışan öğrencinin başarısı mutlaka artacaktır.

    Planlı çalışabilmek için, günlük zaman cetveli hazırlamak ilk adımdır. Günlük plan sadece çalıştığınız konularda değil günlük diğer çalışmalarınızın, dinlenme, eğlenme konularınızın neler olacağını, bunlara ne kadar zaman ayıracağınızı da göstermelidir. Belirlediğiniz bu zaman çizelgesini kullanmak kolay iş değildir, özellikle başlangıçta bu konuda kendinizi zorlamanız gerekmektedir. Kısa süreli bu sıkıntılarınızın, ileride sizi bekleyen mutlu, başarılı ve doyurucu yıllar için yatırım olduğunu düşünmek sizi çalışmaya yönlendirebilecektir. Alışkanlık oluşmaya başladığında ise belli zamanlarda belli işleri yapmadığınızda duyacağınız sıkıntı, düzenli çalışma alışkanlığının pekişmesine neden olacaktır. En önemli nokta hazırladığınız planınızı, zorunlu olmadıkça günü gününe, saati saatine hiç değişiklik yapmadan, herhangi birini atlamadan gerçekleştirebilmektir.

    Çalışma Zamanını İyi Ayarlayınız

    Çalışmanızı en kolay öğrendiğiniz, dikkatinizi en kolay toplayabildiğiniz saatlerde gerçekleştirmeniz gerekmektedir.

    Yalgın görüşe göre yarım saatten az bir çalışma verimsizdir. Yarım saatten kısa süreler, bir kitabı karıştırmak, liste yapmak gibi işler için kullanılabilir. Verimli çalışma için en yararlı zaman dilimleri birer saatlik sürelerdir. Ancak bir yazı yazma, ödev hazırlama gibi çalışmalar için iki üç saat ayrılabilir. Çalışmanızı en kolay öğrendiğiniz, dikkatinizi en kolay toplayabildiğiniz saatlerde gerçekleştirmeniz gerekmektedir. En verimli saatler, bir çok insan için sabah saatleridir.

    Zamanınızı planlarken; başkasını örnek almak yerine, kendi yetenek, ön bilgi, beceri, tutum ve ihtiyaçlarınızdan yola çıkmanız daha yararlı olacaktır.

    Bir öğrenci için okul saati dışında iki saatlik dinlenme süresi uygun görülmektedir. Bu saatleri sosyal faaliyetler, sohbet, dinlendirici okuma, resim, müzik, spor ve koleksiyon çalışmalarının biri ya da birkaçı ile doldurabilirsiniz. 40-60 dakikalık etkili bir çalışmadan sonra 5-15 dakika kadar dinlenmek gerekmektedir. Kısa dinlenmelerde dikkatin dağılmaması için çalışma yerinden fazla uzaklaşmamak gerekmektedir.

    Çalışma Yerinizi Belirleyiniz

    Masası, sandalyesi, ısısı, ışığı ve gürültüden uzak bir odanızın bulunması başarı kazanmada önemli ölçüde rol oynar. Eğer evde özel bir çalışma odası yoksa, günlük odadan bir köşeyi çalışma yeri olarak ayırmak gerekmektedir. Ders kitapları, yardımcı kitap ve diğer araç gereçleri rahatlıkla alınabilecek bir yerde bulundurmak kolaylık sağlayacaktır.

    Ders çalışırken mutlaka masa başında oturulmalıdır. Yatarak ya da ciddiyetten uzak bir ortamda ders çalışmak başarısızlığa neden olur. Eğer evde bir çalışma ortamı yok ise okul kitaplığının belli bir köşesi çalışma yeri olarak kullanılabilir.

    Dikkatin Çalışma Konusu Üzerinde Yoğunlaşması

    Çalışmaların verimli olabilmesi için dikkatin çalışma konuları üzerinde yoğunlaştırılması önemlidir. Bunun için:

    a- Dikkatin dış uyarıcılardan mümkün olduğu kadar uzak tutulması ve bu amaçla çalışma yerinin ve ortamının iyi seçilmesi,

    b- Not alınması,

    c-Güçlü amaçlar seçilmesi,

    d-Ele alman konunun günlük yaşamla bağlantısının kurulması gerekmektedir.

    Anlama Gücünün Geliştirilmesi

    Öğrenmek, anlamak demektir. Anlama gücünün geliştirilmesi için konunun dikkatle okunması, öğrenilenlerin eski bilgiler ile benzerlik ve bağıntısının kurulması, örneklere dikkat edilmesi, okunulan konunun ana fikrinin ortaya çıkarılması hususları üzerinde durulması gerekir. Not : Aşağıdaki başlıklar ayrıca sayfanın yanında kutu içinde yer alsın Bütün, Parça-Bütün Yöntemi A. İnceleme, B. Sorular oluşturma, C. Okuma, D. Hatırlama ve özetleme, E. Tekrarlama. Bütün, Parça-Bütün Yöntemi A. İnceleme, B. Sorular oluşturma, C. Okuma, D. Hatırlama ve özetleme, E. Tekrarlama.

    A. İnceleme:

    Bir kitabın veya yazının incelenmesi o kitap hakkında genel bir bilgi sahibi olmak demektir. Bu da kitabın adının, yazarının, basıldığı yılın, kapağındaki tanıtıcı yazıların önsözü ile içindekilerin ve ana başlıkların genel olarak gözden geçirilmesi ile mümkün olur. Eğer kitabın devamından yararlanılmak isteniyor ise o zaman daha ayrıntılı bir inceleme yapılmalıdır.

    B. Sorular oluşturma:

    Her kitabı veya yazıyı bir takım sorulara cevap bulmak için okumak gerekir. Bu nedenle okumaya geçmeden önce, yapılan incelemeden de yararlanılarak söz konusu kaynaktan cevaplan bulunabilecek sorular belirlenmelidir. Bu sorular okuyucuyu daha dikkatli okumaya yöneltecektir.

    C. Okuma:

    Bir ders kitabını ya da düşündürücü bir eseri okurken beyin güçlerini konuya yöneltmek gerekir. Okuduğunu anlamadaki başarı iyi ve hızlı okuyabilmeye bağlıdır. Okuma sırasında niçin, nasıl, nerede, ne zaman, kim gibi sorular okuyanın kafasında merak uyandırmalıdır. Özelden genele doğru gitmede kitabın her bölümünün ve sonuçta tümünün ana düşüncesini bulmak gerekir. Ele alınan konunun veya yazının en az iki defa okunması anlamanın ön şartıdır.

    İlk okumada kitap ya da yazıdaki ana ve yan düşünceleri tespit etmek gerekir. Bu sırada not çıkarma ve satırların altını çizme gibi işlemler yapılmamalıdır. İkinci okumada ise; ana ve yan düşünceler kesin olarak belirlenmeli ve satır altlan çizilmelidir.

    a. İyi okumak: Bütün parça-bütün yöntemindeki çalışmaları yerine getirmek iyi okumak demektir.

    b. Hızlı okumak: İyi ve etkili okuma deyince, okuduğunu anlamak ve hızlı okumak akla gelir. Ancak hızlı okumayı engelleyen faktörler vardır.

    1. Kavrama uzaklığının ve kesintilerinin kısa oluşu; bazı kişiler bir yazıyı okurken bir veya daha çok kelimeyi kavrayabilirken bazıları tüm satırı kavrayabilmektedir. Buna kavrama uzaklığı denir.
    2. Sık sık geriye dönüş; kavrama uzaklığı ne kadar uzak olursa geriye dönüşler o oranda çoğalır ve zaman kaybına neden olur.
    3. Sessiz okuma alışkanlığının kazanılmış olmasıdır.

    Okuma hızının geliştirilmesi için; gözlerin kusursuz olması ya da göz kusurlarının giderilmiş olması, sözcük dağarcığını zenginleştirmek, çok okumak, sözlük ve ansiklopedi gibi kaynak kitaplardan yararlanmayı alışkanlık haline getirmek, yeni, yabancı ve teknik sözcükleri not etmek ve bunları günlük konuşmalarda ve yazılarda kullanmaya çalışmak gereklidir.

    Okumayı geliştirmede ön şart iyi ve sürekli okuma alışkanlığı edinmek, günde en az 15-20 dakikalık bir zamanı okumaya ayırmaktır. Okumayı daha iyiye götürmek için okuldaki Türkçe ve Edebiyat öğretmenleri ile işbirliği yapılabilir.

    D. Hatırlama-Özetleme:

    Okuduklarını yeniden gözden geçirmeyen hatırlamaya çalışmayanlar, öğrendiklerinin yarısını kitabı bıraktıktan bir süre sonra unutmaktadırlar. Bu nedenle öğrendiklerimizi unutmamak için düzenli bir çaba göstermek zorundayız.

    Gözden geçirme ve hatırlama çalışmalarınızı parça parça yürütmelisiniz. Her başlık altındaki parçayı dikkatle okuduktan sonra durunuz, okuduklarınızı hatırlamaya çalışınız. Eğer zamanınız sınırlı ise konunun ana çizgilerini belirlemekle yetinebilirsiniz.

    Okuduğunuz yere bakmadan o parçayı başarı ile özetleyebilirseniz o parçayı anlamışsınız demektir.

    Özetleme: Bu konuda dikkat edilmesi gereken en önemli nokta okunulan yazının özünü yakalamak ve bunu okunan yazıya bakmadan kendi sözcükleriniz ile oluşturacağınız cümleler ile okunaklı ve kısaca yazabilmektir.

    En kolay özetleme paragraf paragraf yapılan özetlemedir. İkincisi paragraf kümelerinin özetlenmesidir. Üçüncüsü bölümlerin özetlenmesidir. En son aşama ise yazının tümünün özetlenmesidir.

    Özet çıkarırken yazıdaki planı bozmamaya, yazının amacını yitirmemeye, ana düşüncesini ve onu destekleyen yardımcı düşünceleri belirtmeye ve yazıdaki anlamı korumaya çalışılmalıdır.

    E. Tekrarlama:

    Bu aşamada, okuyup öğrendiklerinizin doğru olup olmadığını denetlemiş ve doğru olanları pekiştirmiş olacaksınız. Doğrulama amacı ile yapacağınız ilk iş, okuduğunuz kitap ya da yazının genel yapısını incelemektir. İkinci işiniz kitap ya da yazı ile ilgili olarak oluşturduğunuz soruların tümünü cevaplayıp, cevaplayamadığınızı yoklamaktır. Cevaplanması gereken yeni sorular ortaya çıkmışsa, onları da cevaplamış olmalısınız. Üçüncü işiniz ise kitap ya da yazıyı yeniden okumak ve notlarımızdaki eksiklikleri tamamlamaktır.

    Not alma:

    a. Öğretmenin anlattıklarından özellikle ders kitabında bulunmayan açıklamanın,

    b. Bir konferansçının anlamlı bulunan düşüncelerinin,

    c. Okunan kitap ya da yazıda ilginç bulunan düşüncelerin,

    d. Bir gezide ilginizi çeken özelliklerin,

    e. Herhangi bir anda akla gelen ilginç görüşlerin kısa sözlerle yazılması, not alma olarak tanımlanabilir.

    Yararları:

    noktada

    a. Konuyu kısaltarak not tuttuğunuz için ifade yeteneğiniz gelişir.

    b. Öğrenilenler zamanla unutulsa bile bu konu ile ilgili notları okumakla konuyu hemen hatırlarsınız.

    c. Not tutma anında dikkat devamlı olarak bir toplandığından bilgi ve fikirler kolayca zihninize yerleşir.

    d. Tertip ve düzenleme yeteneklerinizi arttırır. e. Sizi sürekli olarak etkin, uyanık ve gelişmeye açık tutar.

    Not almada dikkat edilecek noktalar:

    1. Not almaya başlarken tarih koyunuz.
    2. Not tutarken belli bir plana göre hareket edilmelidir. Plan ve taslak, notların düzenli olarak yazılmasına yardım eder. Bir konuyu bölüm ve kısımlara ayırarak not alınız.
    3. Notlar kısa ve özlü fikirleri kapsamalıdır.
    4. Notlar kendi ifadelerinizle yazılmalıdır.
    5. Notları yazarken düzenli ve okunaklı bir ifade kullanılmalıdır.

    KAYNAKLAR

    Baltaş, Acar. Üstün Başarı. Remzi Kitabevi. İstanbul, 1993.
    Aydoğmuş, K. / Baltaş, A. / Baltaş, Z. / Davaslıgil, Ü. / Güngörmüş, O.
    Konuk, E. / Korkmazlar, Ü. / Köknel, Ö. / Navaro, L. / Oktay, A./Razon, N.
    Yavuzer, H. Ana-Baba Okulu. Remzi Kitabevi. İstanbul, 1993.
    Okan, Kenan. Liseler ve Ortaokullar İçin Ev Ödevi Hazırlama Teknikleri. Seçkin Ofset. Ankara, 1989.




    Yazarın Biyografisi
    Şule Çelik, Hacettepe Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Psikoloji Bölümünden mezun oldu. Hacettepe Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bölümünden yüksek lisans derecesi aldı. Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinde ve Liselerde Psikolojik Danışman olarak çalıştı.

    Bu çalışmaların ardından egitim.com'da, İçerik Sorumlusu olarak göreve başlayan Şule Çelik, halen Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Eğitim Psikolojisi Bölümü'nde doktora öğrencisidir ve tez aşamasında olan doktora çalışmalarını tamamlamak üzeredir.

    Çok çalışmak sınav başarısı getirmez!

    Mart 28, 2008 | Kategori:Egitim

    Sınav stresi, ergenlik dönemindeki birçok gencin psikolojisini olumsuz etkiliyor. Prof. Dr. Sabri Yurdakul, çok çalışmanın iyi çalışmak olmadığını söylüyor: Başarıya ulaşmak için ara vererek çalışmak şart!..

    Gençler; ergenlik dönemine girerken OKS, ergenliğin ortalarında ise ÖSS ile karşılaşıyor. Bu sınavların yarattığı stres, gençleri derinden etkiliyor. Pskiyatrist Dr. Sabri Yurdakul, ergenlik dönemindeki gençlerin sınav stresini yenmek ve başarılarını artırmak için yapmaları gerekenleri anlattı. Ayrıca, ders çalışma stratejisine yönelik sorularımızı yanıtladı:

    * Başarılı olmak için nasıl çalışmak gerekir?

    Başarılı olmak için en iyi çalışma yöntemi; sık sık ama kısa kısa çalışmaktır. Sıkıldığınız zaman ara vermek ve kafanızı dinleyince derse geri dönmek en iyi ders çalışma yöntemidir. Çalışırken kısa notlar alın. Zaman zaman bu notları gözden geçirin. Dikkatiniz dağıldığı an, masa başından hemen kalkın.

    BEYNİNİZİ DİNLENDİRİN

    * Çok çalışmak, başarılı olmak için yeterli midir?

    Çok çalışmak yetmez, bilinçli çalışmanız gerekir. Çok çalışan bir öğrenci, bilinçli çalışmadığında boşu boşuna enerji harcamış olur. Daha kısa sürede, daha başarılı olmak için bazı önlemler alın. Masanızda çok az eşya olsun ki dikkatiniz dağılmasın. Bir çalışma programı hazırlayın. Sıkılınca derse ara verin. Ancak unutmayın ki; verdiğiniz ara çalışma süresinden daha uzun ara olursa, yeniden çalışmaya başlamakta zorlanırsınız.

    * Çok çalışmak, iyi çalışmak anlamına mı gelir?

    Çok çalışmak iyi çalışmak değildir. Önemli olan kafanızı vererek ve anlayarak ders çalışmaktır. Anlamadığınız sürece, dersin başında oturmanın hiçbir anlamı yoktur. Ara vermek ve kafanızdaki düşünceleri dağıttıktan sonra yine dersin başına oturmak çalışma verimini arttırır. Kafa dolgunluğunun atılabilmesi ve sağlam kafayla ders çalışabilmek için, çalışılan süreyi iyi ayarlamak gerekir. İyi ders çalışabildiğiniz zamanlarda yani aklınız dağılmadan dersin başında oturabildiğinizde, bu süreyi çok iyi kullanın. Okuduklarınızı anlamadığınızda ise, "Çok çalışacağım" diyerek dersin başında çok fazla oturmayın.

    * Çalışma isteğini yitirenler, nasıl motive olabilir?

    Ders çalışmaya motive olmanın yolu; sınavı kazanma düşüncesini devamlı tekrarlamaktan geçer. Sınavı kazanacağına inanmayan bir gencin ders çalışması mümkün olmaz. Çalışma isteğini kaybettiren en önemli durum; aşırı yorgunluk ve moral bozukluğudur. Sürekli ders çalışan ve hiç ara vermeyen gençler, bir süre sonra yorulur ve çalışma konusundaki isteklerini kaybederler. Beyniniz aşırı yorulduğunda; beyninizi dinlendirmek için sinemaya gidin, sevdiğiniz arkadaşlarınızla beraber vakit geçirin, spor yapın ve en az bir saat yürüyün. Başlangıçta zaman kaybı gibi görülen bu durum, aslında gençlerin zihinsel yorgunluklarını atmalarına yardımcı olur.

    * Bir genç, çalıştığı konuları sınav sırasında unutabilir mi?

    Unutmaya engel olmak için yapılması gereken ilk şey; çalıştıklarınızı ezberlemekten kaçınmanızdır. Anlayarak çalışan bir gencin, öğrendiklerini unutması zor, anlamadan ezberlemeye çalışan birinin öğrendiklerini unutması ise kolaydır. Unutmayı engellemek için çalışılanları sık sık tekrarlamak gerekir. Gençlerin en çok korktukları konu ise sınavda, çalıştıkları süreç boyunca öğrendikleri her şeyi unutmaktır. Aslında edinilen bilgiler sınavda unutulmaz. Sadece genç, aşırı kaygı nedeniyle, öğrendiklerini hatırlamakta güçlük çekebilir. Bu kaygı atıldığında, çalışılan bilgileri hatırlamamak için hiçbir neden yoktur.

    HEYECANI NEFESLE YENİN

    * Fazla heyecanlı olmak, başarıyı etkiler mi?

    Heyecan başarıyı olumsuz etkilemektedir. Heyecanı yenmek için yapılması gereken en basit davranış; nefes egzersizi yapmaktır. Nefes egzersizi için önce burundan derin bir nefes alın. İçinizden 8'e kadar sayarak aldığınız nefesi, yine yavaş yavaş 8'e kadar sayarak geri verin. Bu egzersizi sakın hızlı bir şekilde yapmayın. Aksi taktirde, baş dönmesine yol açabilir. Heyecanlandığınız zamanlarda bilinçli bir şekilde bu egzersizi yapmanızda, hiçbir bir sakınca yoktur. Heyecanın dikkati dağıttığı ve verimli çalışmayı engellediği göz önüne alınmalı ve bu duygudan kurtulmak için gerekenler yapılmalıdır. Heyecanını atamayan gençler ders çalışırken zorlandıkları gibi, sınavda da heyecan nedeniyle bildiklerini unutmakta, cevap şıklarını karıştırmakta ve sonuçta başarılı olabilecekleri bir sınavı başarısızlıkla tamamlamaktadır. Egzersiz ile heyecanını yenemeyen gençlerin, mutlaka bir psikolog ya da psikiyatristten yardımı almaları gerekir.

      |1/3| Sonraki Sayfa>>
    IP
    Bu Site En iyi Firefox'da Görüntülenir.
    © Güncel NeT | Her hakkı saklıdır !!!